Blog Galeri Biz Kimiz?

 

KIRMIZI YÜZ PROBLEMİ VE TEDAVİSİ

UYGULAMALAR

LAZER EPİLASYON

SAÇ MEZOTERAPİSİ

ESTETİK DOLGU

BOTOKS

FRAKSİYONEL LAZER

PASİF JİMNASTİK

FIBROCELL-KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

Q-SWITCHED NDYAG

DÖVME SİLME

KİMYASAL PEELING

PRP

KARBON PEELING

LİPOLİZ

AMELİYATSIZ YÜZ GERME

KAVİTASYON

MEZOTERAPİ

KOLTUKALTI VE EL TERLEMESİ

LPG

PRESSOTERAPİ

CİLT BAKIMI

KILCAL DAMAR-KIRMIZI YÜZ

AWT

RADYOFREKANS

OZON SAUNA

DERMATERAPİ

POWERPLATE

ULTRASKIN

Kırmızı yüz pek çok kişinin şikayetçi olduğu cilt problemlerinden biri . Yanma ve kaşıntı hissine karşın hastalar en çok görüntüden, utangaç, kızgın ya da heyecanlı algılanmaktan rahatsız oluyorlar. Yani sosyal bir problem olarak algılıyorlar.

Çoğu zaman bu durum yapısal ya da genetik zannediliyor. Oysa neden derinin damarlanmasındaki artma ve herkeste olduğu gibi bazı durumlarda damarların genişlemesinden sonra normale dönmesinde ki gecikmedir. Damarlarda genişlemeye neden olarak sıcak- soğuk ortamlarda bulunma, güneş, egzersiz, stres, alkol, baharatlı- acı gıdaların çok tüketimi, kortizonlu kremlerin kontrolsüz kullanımı sayılabilir. Yeni başladığında bu durumlarda kaçınmak çok önemlidir fakat problem ilerledikçe yeterli olmamaya başlar.

Önceleri hafif kızarıklıklar, damarlarda belirginleşmeler olurken zamanla deride sivilce benzeri lezyonlar başlar ve derideki hassasiyet giderek artar. Pek çok kozmetik krem, losyon, jeller bu hissi artırabilir. Bu noktadan sonra “Akne Rozase” denen bir cilt hastalığı akla gelmeli ve tedavi de ona göre planlanmalıdır. Halk arasında “Gül Hastalığı” olarak tanınan bu hastalık kronik ve zaman zaman ataklarla seyreden bir hastalıktır. Asıl nedenin damarsal aşırı reaksiyon olduğu düşünülmekte olup mide problemleri, blefarit gibi göz hastalıkları ve migreni olanlarda daha sık görüldüğü tespit edilmiştir.

En çok kabul gören nedenlerden biri de deride yerleşmiş olan Demodex adı verilen maytlardır. Bu maytlar gece kişi uyurken çoğalmak için gözeneklerden deri yüzeyine çıkar sonra geri dönerek yumurtalarını deriye bırakıp ölürler. Ölen maytların kalıntılarına karşı bir alerjik tepki oluşur. Bu nedenle maytların yok edilmesini hedefleyen kremlerin gece sürülmesi gerekli ve önemlidir, gündüz işe yaramazlar. Hastalık stres, aşırı egzersiz, aşırı sıcak çay kahve içilmesi, çikolata, acılı baharatlı gıdaların ve alkolün çok tüketilmesi, sıcak ya da soğuk ani ısı değişikliklerine maruz kalınmasıyla artar ve atakları tedavi etmek zorlaşır. O nedenle tedavide öncelikle artıran bu nedenlerden uzak durmak ilk ve en önemli adım olmalıdır.

Rozase hastalığı ağızdan alınan bazı anti paraziter ilaçlar, antibiyotikler ve mide ilaçları ile ya da sürme kremlerin kullanımıyla kontrol altına alınabilir. Bir dermatolog olarak söylemeliyim ki Rozase hastaları ürün tavsiye ederken en çok zorlandığım hastalardır. Asla konu komşunun fayda gördüğü kremler, bitkisel olduğu iddia edilse bile denenmemelidir. Güneş koruyucu krem kullanımı da çok önemli olup market ürünleri değil dermokozmetikler arasından seçilmelidir.

Tedavi ile tamamen sivilcemsi döküntüler geçse de kılcallar gerilemeyeceği için kızarıklık devam edecektir. Kılcallar yatıştırıcı kremler ile yok edilemez sadece deriyi destekleyerek kılcalların artma hızını kesebilir, kontrol altında tutabilir. Bu durumun tedavisi ise ancak lazerler ile mümkündür ve Lazerler büyük oranda gerileme sağlayabilir. Bu amaçla PDL (Pulsed Dye Lazer), Nd YAG Lazerler, KTP ve Lazer olmayan IPL’ler (intense pulsed light) kullanılmaktadır. Lazer tedavileri 2-4 haftada bir 4-8 seans gerektirir. Bu uygulamalar kesinlikle doktor tarafından yapılmalı hastalar özenle seçilmelidir. Doğru tedavi için önce doğru tanının gerektiği unutulmamalıdır. Hasta yüzde kızarıklık yapan hastalıkların ayırıcı tanısı yapılmak üzere bir dermatolog tarafından mutlaka değerlendirilmelidir. Kişiler bronzken uygulama yapılmaz, 2- 6 hafta aralarla uygulama yapılabilir, damarlanmaların şiddetine ve derinliğine bağlı olarak farklı lazerlerle kombine çalışılmalıdır. Hastanın durumuna bağlı değişmekle beraber genellikle 4-10 seans uygulama yeterli olmaktadır. Ayrıca yüze mezoterapi yapılarak cildin neminin sağlanması ve damarlanmanın kontrol altında tutulmaya çalışılması gibi destekleyici uygulamalar da başarıyı artırır.

Özetle diyebiliriz ki yüzde kızarıklık artık çaresiz bir durum değildir, fakat kendiğilinden geçmeyeceği, hiçbir tedavinin tek başına yetmeyeceği unutulmamalıdır. Hastalara, iyilik halinin sürdürülmesi anlamında çok iş düşmekte, süreç sabır ve emek gerektirmektedir.

Dermatoloji Uzmanı

Dr. Deniz Aykol

Özel Dermiss Polikliniği

 

DUYURULAR

Kampanya ve indirimlerimizden haberdar olmak için
e mail grubumuza katılın.

BİZİ TAKİP EDİN

Sosyal bağlantılarımızle bizi takip edin. etkinlik ve yeniliklerden. Son çıkan ürünlerden ilk siz haberdar olun.

ins g+ fs

0530 877 93 77

0352 236 19 00

0352 236 25 00

[email protected]

COPYRIGHT © 2016 DERMISS.COM ALL RIGHTS RESERVED